Archive | Güney Cephesi

Tags: , ,

İngiliz İşgali

15 Nisan 2009

1. Dünya Savaşı’ndan galip çıkan İngiltere, Osmanlı Devleti ile ilgili alınacak kararlarda en önemli rolü oynamaktaydı. Elde ettiği askeri başarılar, siyasi alanda daha fazla söz sahibi olmasını gerektiriyordu. İngilizler, Anadolu topraklarını işgal etmek amacında değildi. Sadece kendisi için önem taşıyan stratejik mevkileri elde etmeye çalıştı. Bu sayede Uzak Doğu’daki sömürgelerine giden ulaşım yollarının güvenliğini sağlamak istiyordu. Bu arada müttefiki olan Fransa ve İtalya’nın Anadolu’da daha fazla yerleri ele geçirmesini de engellemeye çalışıyordu.

İngiltere, Anadolu’nun güneydoğusuna yerleşerek, bölgede bulunan petrol yataklarını kontrol altında bulundurmayı amaçlıyordu. Güney ve Doğu Anadolu’da Ermenistan ve Kürdistan adı altında bağımsız ve güçsüz devletlerin kurulmasınısağlıyarak petrol bölgelerinin güvenliğini sağlamak istiyordu.

İngilizler, Mondros Mütarekesi’nden sonra Musul’u işgal etti. İngiliz işgalleri, Musul ile sınırlı kalmadı. Batum, Ardahan, Kars, Antep, Maraş ve Urfa işgal edildi. Samsun ve Merzifon’a askeri birlikler sevk edildi.

Yorum (0)

Tags: , ,

İtalyan İşgali

15 Nisan 2009

1. Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda Batı Anadolu ve Mersin’e kadar uzanan bölgeler, İtalyanlara bırakılmıştı. İngiltere ve Fransa, Yunanistan’ı kendi saflarında savaşa sokabilmek için, Ege Bölgesi’ni Yunanlılara vaad ettiler. Mondros Mûtarekesi’nin imzalanmasından sonra Yunanlılar, kendilerine vaad edilen topraklann verilmesini talep etti. İngilizler, Ege Bölgesi’ne İtalyanların yerleşmesini çıkarlarına uygun bulmuyordu. Bu yüzden Ege Bölgesi’nin Yunanlılar tarafından işgalini destekledi. Bu durum, İtalyanlarla İtilaf Devletleri arasında anlaşmazlığa sebep oldu. Bu anlaşmazlık, İtalya’yı Anadolu sorununda İtilaf Devleti’ne karşı bir politika izlemeye yöneltti. İtalya, bu politikası gereği işgal ettiği bölge halkına hoşgörülü bir davranış sergiledi. Bu davranışı yüzünden millî mücadelenin ilk yıllarında İtalyanlara karşı silâhlı bir direniş gösterilmedi.

İtalyan donanması, 29 Aralık 1918′de Marmaris’e yanaştı. Karaya çıkarılan askerler, Marmaris’i işgal etti. İtalyanlar, bir süre sonra Antalya’yı ele geçirdi.

San Remo Konferansından sonra İtalyanlar, Konya’ya bir tabur asker sevk etti. Mayıs ayı içinde Bodrum, Fethiye, Kuşadası ve Selçuk, İtalyanlar tarafından işgal edildi.

Yorum (0)

Tags: , , , ,

Çukurova’nın İşgali

15 Nisan 2009

Fransa’nın Osmanlı topraklanna yönelik istekleri, 1. Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda yapılan gizli antlaşmalarla belirlenmişti. Yapılan gizli antlaşmalarda; Suriye’nin kıyı bölgeleri, Kilikya Bölgesi, Sivas, Elazığ (Harput), Maraş ve Antep Fransızlara bırakılmıştı. Anadolu, Fransız sanayisi için önemli bir hammadde ve pazar kaynağıydı. Özellikle Kilikya Bölgesi, Fransa için büyük bir önem taşıyordu.

Mondros Mütarekesi’nden sonra İngiltere, İstanbul Hükümeti’nden Kilikya (Çukurova) Bölgesi’nin boşaltılmasını istedi. Boşaltmanın verilen sürede tamamlanmaması hâlinde bölgede bulunan Türk askerlerinin tutuklanarak esir muamelesi yapılacağı bildirildi. İstanbul Hükümeti’nin talimatı üzerine bölgede bulunan Türk birlikleri, Kuzeye doğru çekildiler.

15 Aralık 1918′de üç Fransız ve üç Ermeni taburundan oluşan Fransız kuvvetleri, Mersin’e çıkarıldı. Fransızlar, Tarsus ve Adana’yı işgal etti. Ocak 1920′de Osmaniye, Fransızlar tarafından ele geçirildi.

Fransızlar, işgaller sırasında Ermenilerden askerî ve idarî bakımdan yararlandılar. Fransızlar, Ermenileri Kilikya Bölgesi’nin işgaline ortak etmekle, onların milli emellerine önemli ölçüde hizmet etmiş oldular. Ermeniler, Fransız bayrağı ve üniforması altında Türklerle çatıştılar. Fransızlar, Kilikya Bölgesi’nin idari yönetimini Ermenilere teslim etti. Bu olaylar, bölgede Ermeni vahşetinin başlamasına sebep oldu.

İşgallere karşı ilk direniş hareketi, Dörtyol’da başladı. Bölgede direniş teşkilatları kuruldu. Mustafa Kemal, bölgedeki kolordulara gönderdiği emirde; bu tür teşkilatlarla ilgilenilmesini ve desteklenmesini istedi. Milli kuvvetlerin desteği sağlandıktan sonra, direniş hareketleri güç kazandı. Milli kuvvetler, Gülek Boğazı’ndaki mevzileri ele geçirdi. Pozantı’daki Fransız kuvvetlerine karşı yapılan taaruz başarılı olamadı. Fransızların Gülek Boğazı’ndaki mevzileri almak için yaptığı taaruz geri püskürtüldü. Pozantı’daki Fransız kuvvetleri, milli kuvvetler tarafından kuşatıldı. Zor durumda kalan Fransız kuvvetleri, teslim olmak zorunda kaldı.

Suriye Antlaşması

15 Eylül 1919′da İngiltere ile Fransa arasında Suriye’de bir antlaşma imzalandı. Bu iki devlet, Orta Doğu’yu aralarında nasıl paylaşacaklarını belirlediler. Antlaşmaya göre: Irak ve Filistin, İngiliz nüfuz bölgesi; Suriye ve Lübnan ise Fransız nüfuz bölgesi olacaktı. İngilizler , antlaşmadan sonra işgal ettikleri Antep, Maraş ve Urfa’yı Fransızlara bırakacaktı.

Yorum (0)

Tags: , , ,

Maraş Cephesi

15 Nisan 2009

Fransız kuvvetlerinin Maraş’a girmesinden sonra şehirde olaylar başladı. Fransız kuvvetleriyle Maraş’a gelen Ermeniler, Maraş sokaklarında Türk halkına eziyet ve hakaret etmeye başladılar. Fransız Subaylarının bu olaylara seyirci kalması, olayların artmasına sebep oldu. Ermenilerle şehir halkı arasında silâhlı çatışmalar başladı.

Maraş’taki Fransız komutanı, kaledeki Türk bayrağını indirerek göndere Fransız bayrağını çekti. Bu olay üzerine Maraş halkı, galeyana gelerek kaleye doğru yürüyüşe geçti. Olayların büyümesi üzerine Fransız bayrağının yerine Türk bayrağı tekrar çekildi.

Bu olaylar üzerine Maraş’ta müdafaa-i hukuk cemiyeti kuruldu. Maraş halkı, işgallere karşı teşkilatlandırıldı. Fransızların, şehrin ileri gelenlerini tutuklaması üzerine direniş hareketleri hızlandı. Bu mücadele karşısında aciz kalan Fransız kuvvetleri, 11 Şubat 1920′de şehri terk etmek zorunda kaldı. 

Yorum (0)

Tags: , , ,

Urfa Cephesi

15 Nisan 2009

İngilizlerin Urfa’yı boşaltması üzerine Fransız kuvvetleri, şehre girdi. Fransızlarla birlikte hareket eden Ermeniler, şehri yağmaladılar. Millî kuvvetler, yöredeki aşiretlerin desteği ile Fransız kuvvetleriyle mücadeleye başladı.

Yüzbaşı Ali Saip bey, 3000 kişilik bir kuvvetle Urfa’daki Fransız kuvvetlerini kuşattı. Fransız kuvvetlerinin bir kısmı, şehri terk etti. Şehirde kalan Fransız askerleriyle sokak çatışmaları bir süre devam etti. Ermeni birliklerinin yardıma gelmesi ile Fransız savunması güçlendi.

Mustafa Kemal’in emriyle 13. kolordu komutanı, Urfa’daki milli kuvvetlere silah ve cephane yardımında bulundu. Halkın direnişini kıramıyan Fransız komutanı, ateşkes önerisinde bulundu. Ermenilerin hayatlarına dokunulmaması ve esirlerin iade edilmesi şartıyla şehri boşaltmayı kabul etti. Şartların kabul edilmesi üzerine 11 Nisan 1920′de Fransız kuvvetleri, Urfa’yı terk etti. Fransız kuvvetleri, Fırat Nehri’nin kuzeyine çekildi.

Milli kuvvetlerin gösterdiği başarılar üzerine Fransızlar, TBMM Hükümetime ateşkes önerisinde bulundular. İstanbul’dan gelen Fransız binbaşısı Ankara’da temaslara başladı. Bu arada Fransızların Suriye’deki yüksek komiseri, yetki verdiği bir heyeti, Ankara’ya gönderdi. Görüşmeler sonunda 29 Mayıs 1920′de taraflar arasında ateşkes antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre:

  1. Taraflar arasındaki çatışmalar, 29 Mayıs’dan itibaren 20 gün süre ile durdurulmuştur.
  2. Bu süre içinde Pozantı, Antep, Maraş ve Urfa boşaltılacaktı.
  3. Savaş tutsakları ve diğer tutuklular, karşılıklı olarak iade edilecekti.
  4. Fransızlar, milli harekete karşı hiç bir davranışta bulunmayacaktı.
  5. Fransızlar, milli hareketin siyasi amaçlarını gayri resmi olarak destekliyecekti.

Bu antlaşma, Fransızlara kuvvetlerini toparlaması için gereken zamanı kazandırmasının yanısıra TBMM Hükümeti’ne siyasi ve hukuki bakımdan önemli kazançlar sağladı. Fransızların TBMM Hükümeti ile görüşmelere başlaması ile bu hükümeti resmen tanımış oldular. Bu ateşkes süresi içinde Çukurova Bölgesi’ndeki milli kuvvetler, düzene sokuldu.

Fransızların ateşkes antlaşmasının süresi dolmadan Zonguldak’a asker çıkarması ile ateşkes antlaşması bozulmuş oldu.

Yorum (0)

Tags: , , ,

Antep Cephesi

15 Nisan 2009

İngilizlerin Antep’i terk etmesi üzerine Fransız ve Ermenilerden oluşan Fransız kuvvetleri, şehre girdi. İşgal ile başlayan Ermeni taşkınlıkları, halkı silahlı direnişe zorladı.

Antep’de faaliyet gösteren müdafaa-i hukuk cemiyeti, diğer cemiyetlerle işbirliği yaparak halkı teşkilatlandırdı. Antep halkı, kısa zamanda silahlanarak Fransızlarla mücadeleye başladı.

Şehrin sokaklarına barikatlar kuruldu. Şehrin dışında bulunan milli kuvvetler de, Fransızlara gelecek yardım yollarını kesti. Fransızlar, erzak ve cephane taşıyan bir konvoyu, Kilis’ten Antep’e sevk ettiler. Milli kuvvetlerin başında bulunan teğmen Şahin bey, bu konvoyu durdurmayı başardı. Ancak, takviye kuvvetlerinin gelmesi ile Antep yolu, Fransızlara açıldı. Antep’i kurtarmak için milli kuvvetlerin giriştiği taarruzlar, Fransızlar tarafından geri püskürtüldü. Çevreden gelen takviye kuvvetleri ile güçlenen Antep halkı, Fransızları oldukça uğraştırdı. Halkın kahramanca savunması karşısında Fransız kuvvetleri, şehri terk etmek zorunda kaldı (8 Şubat 1921). Halkın gösterdiği bu kahramanlıktan dolayı, TBMM’de alınan bir kararla Antep’e gazilik unvanı verildi.

Yorum (0)