Archive | Doğu Cephesi

Tags: , , ,

Gümrü Anlaşması

15 Nisan 2009

gumru_anlasmasiGümrü Anlaşması görüşmeleri 26 Kasım 1920′de başlamıştır. Anlaşma TBMM Hükümeti ile Ermeniler arasında 2 Aralık 1920′de imzalanmıştır. Bu anlaşma Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin imzaladığı ilk belge olma özelliği de taşımaktadır. 

Anlaşma ile Ermeniler işgal ettikleri yerlerden çekildiler. Doğu Anadolu’daki emellerinden vaz geçen Ermeniler aynı zamanda Misakı Millyi tanımış oldular. 

Doğu Anadolu’daki güvenliğin sağlanması ve Doğu cephesinin kapanması ile buradaki birlikler ve silahlar batı cephesine kaydırıldı. Aynı zamanda Ermenilerden ele geçen tüfek, makinalı tüfek ve toplar da Batı cephesine gönderildi.

Ermeniler ile savaşın bitmesinden sonra Gürcüler ile görüşmeler başladı. Gürcistan Ardahan, Batum ve Artvin’den çekilmeyi kabul ettiler. Gürcülerin çekildikleri yerlere anlaşmadan 10 gün sonra Türk kuvetleri girdi.

Yorum (0)

Tags: , , , ,

Sarıkamış ve Kars’ın Ermenilerden Alınması

15 Nisan 2009

kazimkarabekirMondros Mütakeresi’nden sonra Batum’a asker çıkartan İngilizler, İstanbul hükümetinden Kars ve Ardahan’ı boşaltmasını istedi. İngilizlerin bu isteğini kabul eden İstanbul Hükümeti, kötü hava koşullarına rağmen burada bulunan Türk askerlerinin geri çekilmesi yönünde talimat verdi ve Türkler tarafından boşaltılan bu yerlere İngilizler Ermenileri yerleştirdiler. Ermeniler ele geçirdikleri yerlerde Türklere esir muamelesi yapıyorlardı.

San Remo Konferansı’ndan sonra iyice artan Ermeni saldırıları ve katliamlarına karşı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 4 Haziran 1920′de Ermenilere karşı taarruz kararı alındı ve 9 Haziran 1920′de Türk kuvvetleri Ermeni sınırına sevk edilerek seferberlik ilan edildi. 15. kolordu konutanı Kazım Karabekir Doğu Cephesi Komutanı olarak atandı. Ermenistan’a verilen nota ile işgal ettikleri yerlerin geri verilmesi istendi.

Bu sırada Ermeni saldırıları daha fazla hareketlendi ve Ermeniler Oltu’yu işgal ettiler. Sonrasında Baldız cephesinden taarruza geçen Ermeniler Türk mevzilerine saldırılarda bulundular ancak Türk kuvvetleri tarafından geri püskürtüldüler.

2 Eylül 1920′de Kazım Karabekir Paşa karargahı Erzurum’a taşıdı ve tüm cephelerde Ermenilere karşı taarruz kararı alındı. 28 Eylül 1920′de taaruza geçen Türk kuvvetlerine karşı Ermeniler hiçbir cephede varlık gösteremedi ve 29 Eylül 1920′de Sarıkamış Ermenilerden geri alındı. 

Ekim ayında Ermeniler taarruza geçti ancak başarıya ulaşamadı. Bu taarruzları geri püskürten Türk güçleri 28 Ekim’de genel taarruza geçti. Yine varlık gösteremeyen Ermeniler Kars’ın doğusuna kadar geri çekilmek zorunda kaldılar. Böylece Kars’da Ermenilerin elinden geri alınmış oldu ve bunun üzerine Türk kuvvetlerne karşı varlık gösteremeyeceğini anlayan Ermeniler barış istemek zorunda kaldılar. Kazım Karabekir Paşa Gümrü’nün teslim edilmesi karşılığında barış görüşmelerinin başlayacağını bildirdi ve Gümrü de 7 Kasım 1920′de Ermenilerden geri alınmış oldu.

TBMM’nin barış şartı olarak Arpaçay’ın 15 km doğusuna kadar çekilmesi gereken Ermeni askerleri silahları bırakmayı ve geri çekilmeyi kabul etmediler. Böylece savaşlar yeniden başlamış oldu. Türk kıvvetleri Ermenileri geri püskürterek Arpaçay’ın doğusundaki mevzileri ele geçirdi ve 11 Kasım 1920′de Iğdır’ı aldılar. Ermeni kuvvetleri Aras nehrinin kuzeyine çekilmek zorunda bırakıldı. 

14 Kasım 1920′de yeniden taarruza geçen Türk kuvvetleri birçok noktada Ermenileri geri püskürttü, bazı Ermeni subay ve askerleri esir alındı ve Ermeniler 20 Kasım 1920′de TBMM’nin anlaşma koşullarını kabul ettiklerini açıkladılar.

Yorum (0)

Tags: , , ,

Ermeni Sorunu

15 Nisan 2009

Sovyet Ermenistan’ı, Kuzeybatı ve batı İran, Suriye ile Güney ve Doğu Anadolu’da yaşamış olan Ermeniler hiç bir zaman yaşadıkları yerde egemen halk olmamışlar ve hep azınlık olarak kalmışlardır. Yaşadıkları bölgelerde büyük krallıkların içinde küçük krallıklar olarak yaşadılar. iran, Roma, Bizans ve Arap egemenliklerinden sonra da Selçuklu egemenliği altına girdier. Selçuklular ermenileri sadece vergiye bağladılar, dinlerini serbest bıraktılar.

Ermeniler, Osmanlı zamanında ise büyük rahat içinde oldular. Zengin bir sınıf oluşturan Ermeniler ticaret ve sanatla uğraştılar. Askerlikten muaf tutuldular. Bu yüzden Türklerden daha rahat oldukları söylenebilir. Anadolu’nun başka bölgelerine de yerleşmeye başladılar. Özellikler İstanbul’a yerleştiler. Osmanlı Devleti bu yayılmaya hiçbir zaman müdahale etmedi ve hatta Müslümanlığı kabul eden Ermeniler devlet hizmetinde bile görevlendirildiler ve üst mevkilere kadar gelebildiler.

19. yüzyılın ortasına kadar Ermeniler ile Türkler birbirine güvenen iki toplum olarak yaşdılar. Bu durum Tanzimat döneminde Avrupa devletlerinin Osmanlının iç işlerine karışmasına kadar devam etti. Bundan sonra İngiltere Ermeniler üzerinde etkili olmaya başladı.

Ermeni sorununun ortaya çıkış sebepleri:

  1. Rus ordusu içindeki Ermeni askerlerin Osmanlı hakimiyetindeki Ermenileri kışkırtması olası bir ayaklanmaya Rusların destek vereceğini bildirmesi
  2. Balkanlarda başlayan milliyetçilik hareketinin Ermenileri de cesaretlendirmesi
  3. Berlin anlaşması ile Ruslar Ermenilerin koruyuculuğuna soyundular
  4. Avrupa Devletleri Osmanlı üzerindeki emellerini geröekleştirmek için Ermenileri kullandılar.

1877-78 Osmanlı Rus savaşının sonunda Rusya Doğu Anadolu’da bazı şehirleri ele geçirdi. Ele geçirdiği şehirlerdeki Ermenileri kışkırttı. Bu durum İngilizleri rahatsız etti. Rusların Güneye doğru ilerlemesini engellemek için bağımsız bir Ermenistanın olmasını isteyen İngiltere, Ermenileri bu konuda ceseratlendirmeye başladı. Ermeni sorunu aslında İngiltere - Rusya sorununun bir sonucu olarak Osmanlılar ile Ermeniler arasında çıkmıştır.

Berlin Anlaşması sonucunda istediklerini elde edemeyen Ermeniler, amaçlarına ulaşmak için silahlı mücadele ve ayaklanmalara başvurdular. Ermeni milliyetçiliğini yaymak ve Ermenileri silahlandırmak için gizli komiteler ve dernekler kurmaya başladılar. Bu komitelerin en önemlileri Hınçak ve Taşnak’tır.  

1885 yılında Doğu Rumeli’nin Bulgaristan’a katılması Ermenileri hareketlendirdi. 1888′de Van, 1890′da Van, 1894′de Bitlis’de çıkan Ermeni olayları Osmanlı Devleti tarafından bastırıldı. 1985′de İstanbul’da çıkan olaylar Anadolu’ya da yayıldı. Osmanlı Devleti bu ayaklanmaları bastırdı ancak olaylar 1. Dünya Savaşı’na kadar sürdü.

Ermeni Techiri:

1. Dünya Savaşısırasında cephede ve cephe gerisinde düşman ile işbirliği yaparak Osmanlı Devletine karşı gelen Ermeniler Türk halkına karşı katliamlara girişiyorlardı. Bu durum doğu cephesindeki savaşlarda Osmanlı Devleti için zorluklar çıkartıyordu. Buna karşı bir önlem alınması gerekliliğini düşünen Osmanlı Devleti, 24 Nisan 1915′de vilayet ve mutasarrıflara gizli bir belge göndererek Ermeni komitelerinin dağıtılması ve Ermeni elebaşlarının tutuklanmasını istedi.

Harbiye Nazırı Enver Paşa, 2 Mayıs 1915′de doğu bölgelerindeki Ermenilerin ayaklanma çıkaramayacak şekilde dağıtılmalarını öngören bir yazıyı Dahiliye Nazırı Talat Paşa’ya iletti.

27 Mayıs 1915′de çıkarılan geçici bir yasa ile silahlı eylemlerde bulunan, asayişi bozan saldırganların ve vatana ihanet eden köy ve kasaba halkının başka bir bölgeye yerleştirilme yetkisini orduya verdi. Savaş şartlarında bile bu işlem sırasında Ermenilere bir zarar gelmemesi için Osmanlı Devleti elindeki tüm imkanları kullanmıştır.

Ermeni techiri (göçü) savaş sırasında cephe güvenliğini sarsacak Erzurum, Van, Bitlis, İskenderun ve Mersin’de uygulandı. Bu bölgelerdeki Ermenilerin Suriye’ye yerleştirilmesi öngörüldü. Göç sırasında bir ksıım Ermeni hayatını kaybetti. Kalanlar Suriye’ye yerleştirildiler.

Çarlık Rusyası’nın yıkılmasından sonra bağımsız bir Ermenistan Devleti kuruldu. Mondros Mütarekesi’nden sonra Ermeni saldırıları yeniden başladı.

Comments Off