Archive | 1. Dünya Savaşı

Tags: , ,

Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesi

03 Mayıs 2009

Osmanlı devlet adamlarının XIX. yüzyılda uyguladıkları fetih politikası, hep yenilgi ve toprak kayıpları ile sonuçlandı. Bu yüzden devletin varlığını korumak amacıyla fetih politikası terk edilerek savunma politikası takip edildi. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin panislamizm akımlarından yana olan üyeleri, Müslüman dünyasının desteğine güvenerek Mısır, Trablusgarp ve Tunus’u tekrar kazanmanın mümkün olacağına inanıyorlardı. Ancak Osmanlı Devlet’i, yeterli derecede kuvvet ve imkâna sahip değildi. Amaca ulaşabilmek için güçlü bir devletin desteğine ihtiyaç vardı. Bu dönemde Almanya, Avrupa’nın en güçlü devleti durumunda idi.

İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’daki toprak bütünlüğü konusunda verdikleri sözde durmamışlardı. Rusya, boğazlar üzerindeki emellerinden vazgeçmemişti. Rusya’nın İngiltere ve Fransa ile müttefik olması, Osmanlı Devleti’ni Almanya ile birleşmeye sevk etti.

2 Ağustos 1914′te Almanya ile gizli bir ittifak antlaşması imzalandı. Sadrazam Sait Halim Paşa ve Harbiye Nazın Enver Paşa tarafından imzalanan antlaşmanın içeriği, birçok kabine üyesinden gizli tutuldu. Antlaşmaya göre:

  1. İki devlet, Avusturya-Macaristan ile Sırbistan arasındaki anlaşmazlıklarda tarafsız kalacaktı.
  2. Almanya, savaşa girecek olursa Osmanlı Devleti’de Almanya’nın yanında savaşa girecekti.
  3. Osmanlı Devleti saldırıya uğrarsa Almanya, Osmanlı Devleti’ni koruyacaktı.
  4. Savaş halinde Osmanlı kuvvetleri, Alman askeri heyeti tarafından yönetilecekti.
  5. Antlaşma, 31 Aralık 1918′a kadar sürecek, taraflardan biri fesih kararı almazsa beş yıl daha yürürlükte kalacaktı.

Avrupa Kıtasında savaşlar başlamış olduğundan Osmanlı Hükümeti, tedbir olarak genel bir seferberlik ilân etti. Hükümet, meclis tarafından bir muhalefete uğramamak için, Meclisi Mebusan’ı Kasım ayına kadar tatil etti. Basına sansür konuldu.

11 Ağustos 1914′de müttefik donanmasının kovaladığı Goben ve Breslav adında iki Alman zırhlısı, Osmanlı Devleti’ne sığındı. Bu iki zırhlı, Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın emriyle boğazlardan içeri alındı. Milletlerarası tarafsızlık ilkesine göre, bu iki zırhlının 24 saat içinde karasularımızı terk etmesi gerekiyordu. İngiltere ve Fransa’nın İstanbul’daki elçileri, Babıali’ye başvurarak durumu protesto ettiler. İstanbul Hükümeti, gemileri beş milyon Osmanlı altınına satın aldığını ilân etti. İtilaf Devletleri, bu durum karşısında hiçbir şey yapamadı. Bu iki zırhlıya Yavuz ve Midilli adı verildi. Osmanlı Devleti, 9 Eylül’de kapitülasyonları kaldırdığını ilân etti.

23 Ekim 1914′te Alman amiralinin komutasındaki bu iki zırhlı, Rusların Odesa ve Sivastopol limanlarını bombaladı. Bu iki zırhlının, Karadeniz’e çıkmamasına dair hükümet karan vardı. Bu olay, padişah ve diğer kabine üyeleri arasında şaşkınlık yarattı. Rusya, 2 Kasım 1914′te Osmanlı Devleti’ne savaş ilân etti. Rusya’nın müttefiki olan İngiltere ve Fransa’da 5 Kasım’da Osmanlı Devleti’ne savaş ilân etti.

11 Kasım 1914′de Vükela Meclisi’nde savaş kararı alındı. Meclisi Mebusan, tatil edilmiş olduğundan, meclis kararı olmadan savaşa girilmiş oldu. Padişah, şeyhülislâmdan fetva alarak halife sıfatıyla bir hattı hümayun yayımladı. Bu hattı hümayun ile cihat ilan edildi. Bütün dünya Müslümanları, Osmanlı Devleti’nin düşmanlarına karşı savaşa çağrıldı. Ancak beklenen ilgi gerçekleşmedi.

Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesiyle Almanların Berlin-Bağdat hattı oluşturma hayali hakikate dönüştü. İngiltere, Osmanlı Devleti’ne tepki olarak Kıbrıs Adası’nı ülkesine kattı. Tersanelerinde Osmanlı Devleti için yapılan iki zırhlıya el koydu. Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi üzerine Rusya, Doğu Avrupa’daki kuvvetlerinin bir kısmını Kafkasya’ya kaydırdı. Bu da Almanları, doğu cephesinde bir hayli rahatlattı.

Yorum (0)

Tags: , , ,

Kafkas Cephesi

03 Mayıs 2009

Savaşın başlaması üzerine Rus kuvvetleri, Doğu Bayezid’in kuzeyinden Osmanlı sınırını geçti. Rus kuvvetleri, iki koldan Pasinler ve Eleşkirt’e doğru ilerledi. Ruslarla ilk çatışma, 6 Kasım’da Köprüçay’da oldu. Beş gün süren çatışmalardan sonra Rus kuvvetleri geri püskürtüldü.

Başkumandan vekili Enver Paşa, Kafkasya’ya yapılacak bir askeri harekat ile doğu cephesinin çökeceğine inanıyordu. Enver Paşa, doğu cephesine giderek 3. ordunun komutasını üstlendi. Ordu, kış boyunca yetecek yiyecek ve donanımdan yoksundu. Buna rağmen ordu, 24 Aralık 1914′de Kars’a doğru harekete geçirildi. Allahuekber dağları aşıldı ise de yapılan taarruz başarılı olamadı. Sarıkamış harekatı olarak bilinen bu olayda, askerlerimizin büyük bir bölümü, savaşa katılma fırsatı bulamadan donarak şehit oldu.

Kısa bir süre sonra Rus kuvvetleri karşı taarruza geçti. Türk kuvvetlerini geri püskürten Ruslar, Erzurum’u ele geçirdi. 3 Mart’ta Bitlis ve Muş, 18 Nisan’da Trabzon, temmuz ayında Bayburt, Gümüşhane ve Erzincan Rusların eline geçti. Rus işgali altında olan yerlerde Ermeni katliamları başladı.

Mustafa Kemal, 16. kolordu komutanı olarak Kafkas cephesine atandı. Mustafa Kemal, karşı taarruza geçerek Bitlis ve Muş’u Ruslardan geri almayı başardı.

1917 yılında Rusya’da ihtilal oldu. Bolşevik İhtilâli yüzünden Kafkas cephesindeki askeri harekat durdu. Rusların barış istemesi üzerine Brest-Litowsk Anılaşması imzalandı.

Ruslar, işgal ellikleri bölgelerden çekildiler. 1856 Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti’nden almış oldukları Kars, Ardahan ve Batum’u geri verdiler.

Dağılan Rus ordusundaki Ermeniler, silahlarını bırakmadılar. İngilizlerin desteğini elde eden Ermeniler, bölgede bir Ermeni hükümeti kurmaya çalıştılar. Ancak Türk kuvvetlerinin takibi sonucu Ermeniler, geri çekilmek zorunda kaldılar.

Yorum (0)

Tags: , , ,

Irak Cephesi

03 Mayıs 2009

İngilizler, Orta Doğu’nun zengin petrol yataklarına sahip olmak istiyordu. Bu amaçla İngiliz kuvvetleri, 1 Kasım 1914′de Basra’ya çıkarıldı. İngilizler, kuzeye doğru ilerleyerek Rus kuvvetleriyle birleşmeyi amaçlıyordu. 1915 yılında taarruza geçen ingiliz kuvvetleri, ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldı.

Osmanlı ordusunda görev alan Alman generali Vonder Goltz Paşa, 6. ordu komutanlığına atandı. Goltz Paşa, Kutül Arnare’yi kuşattı. Kuşatma altında bulunan İngiliz kuvvetlerinde yiyecek sıkıntısı başladı. İngiliz kuvvetlerine komuta eden general Tawnshend (Tavsend), daha fazla direne meyerek teslim olmayı kabul etti. 29 Nisan 1916′da İngiliz askerleri, Türk kuvvetlerine teslim, oldu.

Alman genelkurmayının ısrarı üzerine 13. kolordu, İran’a doğru harekete geçti. Ruslarla yapılan savaşlar, Irak savunmasını zayıflattı. Irak’ta bırakılan yıpranmış birlikler, yeni bir İngiliz saldırısına karşı koyacak güçte değildi, İngilizler, Basra’ya yeni kuvvetler çıkardıktan sonra 10 Aralık 1916′da taarruza geçtiler. Türk kuvvetleri, İngiliz taarruzuna karşı koyamıyarak geri çekildi. 11 Mart 1917’de Bağdat, İngilizler tarafından işgal edildi. 7 Mayıs 1918′de Kerkük’ün İngilizlerin eline geçmesiyle Irak’ın tamamı İngilizlerin denetimi altına girmiş oldu.

Yorum (0)

Tags: , , ,

Kanal Harekatı

03 Mayıs 2009

Osmanlı Hükümeti, Alman subaylarının etkisiyle Süveyş Kanalına askeri bir harekat düzenlemeyi kararlaştırdı. Kanal alınacak olursa, İngiltere’nin doğudaki sömürgeleri ile olan ilişkileri kesilmiş olacaktı. Böylece İngiltere’nin sömürgelerinden aldığı asker ve malzeme yardımı aksayacaktı. Bu sayede İngilizleri, Mısır’dan çıkarmak, da mümkün olabilecekti. İstanbul Hükümeti’ne göre; Türk kuvvetleri, Süveyş Kanalı’nı aşıp Mısır’a girdiği takdirde bütün Mısır halkı, İngilizlere karşı ayaklanacaktı. Bu sayede Mısır’ın tekrar Osmanlı, hakimiyeti altına girmesi kolaylaşacaktı.

İstanbul Hükümeti, Bahriye Nazırı Cemal Paşa’yı, merkezi Şam’da bulunan 4. orduya komutan atadı. Cemal Paşa, 2 tümenlik bir kuvvetle, Şam’dan ayrıldı. Sina Çölü, zorluklarla aşıldı. 2 Şubat 1915′de Türk kuvvetleri, kanal bölgesine ulaştı. Türk kuvvetlerinde malzeme yetersizliği hat safhadaydı. Kanalı, nehir kayıkları ile geçmek isteyen askerlerin çoğu, İngilizlerin top ve makineli tüfek atışlarıyla şehit edildi. Bir kısmı da İngilizlere esir düştü. Cemal Paşa, elinde kalan kuvvetlerle Gazze hatuna çekilmek zorunda kaldı.

16 Temmuz 1916′da Alman askerlerinin de katıldığı 2. Kanal harekatı da başarısızlıkla sonuçlandı.

Yorum (0)

Tags: , , , ,

Çanakkale Cephesi

03 Mayıs 2009

İtilaf Devletleri, çok yönlü bir planı uygulamak için müttefik donanmasını Çanakkale Boğazı’na sevk ettiler. İtilaf Devletleri’nin amacı: Boğazları ve İstanbul’u ele geçirerek Osmanlı Devleti’ni savaş içinde çökertmekti. Osmanlı Devleti’nin savaş dışı bırakılmasıyla cephe sayısı azaltılmış olacaktı. Müttefik kuvvetlerinin Balkanlara doğru ilerlemesiyle Orta Avrupa’da bulunan Alman ve Avusturya-Macaristan orduları, güneydoğudan kuşatılmış olacaktı. Ayrıca savaşa henüz girmemiş olan Balkan ülkelerini de yanlarına çekmek mümkün olacaktı.

Bu sırada Rusların askeri durumu, savaş için elverişli değildi. İtilaf Devletleri, Almanlara karşı Rus cephesini kuvvetlendirmek isliyorlardı. Bu sebeple Rusya’ya ihtiyacı olan silah ve cephane yardımı yapılması gerekiyordu. Baltık Denizi, Alman donanmasının denetimi altında olduğundan Rusya’ya ancak boğazlar yoluyla ulaşmak mümkündü.

 

Deniz Savaşları

Müttefik donanması, Çanakkale Boğazı açıklarına demirledi. Müttefiklerin ilk taarruzu, 3 Kasım 1914′de oldu. 2 İngiliz ve 2 Fransız savaş gemisi, Gelibolu yarımadasındaki Türk bataryalarını top ateşine tuttu. İkinci taarruz, 19 Şubat 1915′de oldu. 12 düşman zırhlısı, Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarını bombaladı. Düşman bombardımanı akşama kadar sürdü. Şubat ve Mart aylarında düşman taarruzları ve bombardımanları devam etti. Türk tabyalarından yapılan isabetli top atışları, düşman kuvvetlerine büyük kayıplar verdirdi. Bu sırada Yavuz ve Midilli zırhlıları, Rus limanlarına taarruz da bulunuyordu. Bu taarruzlar sayesinde, Rus donanmasının müttefiklere katılması engellenmiş oldu.

Türk bataryalarını susturmayı başaramayan müttefik donanması, genel bir taarruz hazırlığına girişti. Müttefiklere ait mayın tarama gemileri, boğazdaki bütün mayınlan temizledi.

Müttefik donanması, 18 Mart 1915′de taarruza geçti.Nusret mayın gemisi, gece karanlığından yararlanarak elindeki bütün mayınları, boğaza döşedi. Nusreı mayın gemisinin döşediği mayınlardan habersiz olan müttefik donanması, Çanakkale Boğazı’na girdi. Hamidiye, Mecidiye ve Dardanos tabyalarından yapılan isabetli atışlar ve boğaza döşenen mayınlar, müttefik zırhlılarına büyük kayıplar verdirdi. Müttefikler 3 zırhlı, 2 muhrip, 7 mayın tarama gemisi kaybetti. Müttefik donanmasını yöneten İngiliz Amirali Robeck, daha fazla kayıp vermemek için geri çekilme kararı aldı. Müttefik donanması, Çanakkale Bogazı’nı terketti.

 

Kara Savaşları

İtihilaf Devletleri, deniz savaşlarında uğradıkları yenilgi üzerine kara savaşlarına yöneldiler, İtihilaf Devletleri’nin genel karargahı, Limni Adasındaki Mondros Limanı’ndaydı. İngiliz kuvvetlerinde İngiliz askerlerinin yanısıra Avusturalya ve Yeni Zelanda’dan getirilen sömürge askerleri de bulunuyordu. 25 Nisan 1915′de şiddetli bir bombardımanın ardından Fransız kuvvetleri, Gelibolu yarımadasının Kumkale Bölgesi’ne çıkarıldı, İngiliz kuvvetlerinin de karaya çıkarılmasıyla cephe savaşları başladı. İlk cephe, Seddülbahir ile Tekeburnu arasında; ikinci cephe ise Arıburnu’ndaydı. Daha sonra Anafartalar’da üçüncü cephe açıldı.

Düşman harekatına karşı, tümen komutanı Mustafa Kemal, Arıburnu Bölgesi’nden karşı taarruza geçti, Mustafa Kemal, Conkbayırı ve Kireçtepe’de kazandığı başarılarla, düşman kuvvetlerini geri püskürttü. Düşman taarruzu, eşine ender rastlanan bir savunma savaşı sonucu kırıldı. Bundan sonraki çatışmalar, siper savaşlarına dönüştü.

İngilizler, Mısır’dan takviye kuvvetleri getirdikten sonra Küçük Anafartalar yönünden taarruza geçtiler. İngiliz kuvvetleri. Türk siperlerine kadar ilerledi. İngilizler, Türk askerinin süngü hücumuyla geri püskürtüldü. Kumkale, Arıburnu ve Kereviztepe’de siper savaşlarına devam edildi.

İtilaf Devletleri, kara savaşlarında da başarı elde edemeyeceğini anlayınca geri çekilme kararı aldı. 9 Ocak 1916′da zırhlılardan yapılan topçu ateşinin korumasında piyadeler, gemilere bindirildi.

I. Dünya Savaşı’nın kaderini değiştiren Çanakkale Savaşları, Türk ordusunun zaferi ile sonuçlandı. Boğazlar aşılamadığından İtilaf Devletleri, Rusya ile doğrudan bir bağlantı kuramadı. Rusya’ya gerekli askeri yardım yapılamadı. Cephelerde uğranılan yenilgiler, Rusya’da ihtilalin başlamasına ve Rusya’nın savaştan çekilmesine yol açtı. Çanakkale Savaşları, savaşın iki yıl daha uzamasına sebep oldu.

Yorum (0)

Tags: , , ,

Hicaz Cephesi

03 Mayıs 2009

Osmanlı padişahı, savaşa girdikten sonra cihad ilan ederek dünya Müslümanlarını İtilaf Devletleri’ne karşı mücadeleye çağırmıştı. Ancak Müslüman topluluklar, cihat çağrısına beklenen ilgiyi göstermediler.

İngilizler, Arapları Türklere karşı bağımsızlık mücadelesine teşvik ettiler. Böylece Osmanlı Devleti’nin Mısır, Arabistan ve Irak’taki etkinliği sona erecek, Uzak Doğu yolunun güvenliği sağlanmış olacaktı.

İngilizler, amaçlarına ulaşmak için Arap kabileleri ile iş birliği protokolü imzaladılar (23 Mayıs 1915). Şam’da imzalanan bu protokolda, gelecekte kurulacak olan Arap krallığının sınırları belirlendi.

Hicaz Valisi Galip Pasa’nın ihmalinden yararlanan Şerif Hüseyin, ayaklanma hazırlıklarına başladı. 9 Haziran 1916′da Cidde, Mekke ve Taif dolaylarındaki Arap kabileleri ayaklandı. Şerif Hüseyin, İngiliz donanmasının desteğiyle Cidde ve Taifi ele geçirdi. Şerif Hüseyin, ekim ayında kendisini Arabistan kralı ilân etti. İngiltere, Şerif Hüseyin’in krallığını tanıdı.

Fahrettin Paşa, büyük bir cesaretle İngiliz ve Araplara karşı Medine’yi savundu. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra Medine, İngilizlere teslim edildi. Böylece Hicaz cephesi kapanmış oldu. Mütareke koşullarına göre; bu bölgede bulunan Türk askerlerinin ülkelerine gönderilmesi gerekiyordu. Ancak İngilizler, mütareke koşullarına uymayarak. Türk askerlerini tutuklayıp Mısır’a götürdü.

Yorum (0)

Tags: , , ,

Filistin Cephesi

03 Mayıs 2009

İngilizlerin, Süveyş Bölgesinde bulunan Akabe’yi bombalamasıyla Filistin cephesi açılmış oldu. Kanal harekatının başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Osmanlı kuvvetleri, Gazze hattına çekildi. İngiliz kuvvetleri, Aden ve Süveyş’ten kuzeye doğru ilerlemeye başladı. İlk iki İngiliz taarruzu geri püskürtüldü. Üçüncü İngiliz taarruzunda, Gazze hattı düştü. İngiliz kuvvetleri, kuzeye doğru ilerleyerek Kudüs’e girdi. Filistin’de bulunan Osmanlı kuvvetleri kuzeye doğru çekilmek zorunda kaldı. Arap kuvvetleri ile birleşen İngiliz kuvvetleri Sam, Halep ve Beyrut’u ele geçirdi. Türk kuvvetleri, Suriye’ye çekildi Mütarekenin imzalanmasına kadar İngiliz kuvvetleriyle çatışmalar devam etti.

Yorum (0)

Tags: , , ,

Galiçya Cephesi

03 Mayıs 2009

Avusturya - Macaristan İmparatorluğu, Galiçya cephesinde Ruslara karşı beklenen başarıyı gösteremedi. Osmanlı Devleti, müttefiki olan Avusturya’ya yardım amacıyla Galiçya cephesine asker sevk etti. Türk kuvvetleri, bu cephede ağır kayıplara uğradı. Rusların üstünlüğü ele geçirmesi üzerine Türk kuvvetleri, bu cepheden çekilmek zorunda kaldı.

Yorum (0)

Tags: , , ,

Suriye Cephesi

03 Mayıs 2009

Filistin’den Suriye istikametinde ilerleyen İngiliz kuvvetleri, Türk kuvvetlerini dağıtarak Halep’in kuzeyine doğru sürdü. Türk kuvvetleri, Suriye cephesinde sadece İngilizlerle mücadele etmedi. Bir yandan ayaklanan Arap kabileleri ile savaşırken, diğer yandan yiyecek ve cephane sıkıntısı ile uğraştı. Mondros Mütarekesi imzalanana kadar, İngilizlerle mücadele devam etti.

Yorum (0)

Tags: , , , , , , ,

Osmanlı Devleti’nin Paylaşılması ve Anlaşmalar

26 Nisan 2009

I. Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda İtilaf Devletleri’nin temsilcileri zaman zaman bir araya geldiler. Savaştan galip çıkmaları hâlinde Osmanlı Devletinin topraklarını nasıl paylaşacaklarını aralarında belirlediler.

 

İstanbul Antlaşması

Osmanlı Devleti’nin topraklarının paylaşılması ile ilgili görüşmeler, ilk kez İngiltere ile Rusya arasında başladı (18 Mart - 10 Nisan 1915). Boğazların İngiltere ve Fransa’nın eline geçmesini istemeyen Rusya, boğazlar konusunda iki müttefikini anlaşmaya zorladı. Almanlara karşı Rusya’ya ihtiyacı olan İngiltere ve Fransa, Rus isteklerini kabul etmek zorunda kaldılar. Boğazlar ve İstanbul’u Rusya’ya bırakmayı kabul ettiler.

 

Londra Antlaşması

26 Nisan 1915′de Londra’da İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşmaya göre; İtalya bir ay içinde savaşa katılacak olursa, Anadolu’da Antalya Bölgesi’ni alacaktı.

 

Sykes-Picot Antlaşması

26 Nisan 1916′da Fransa ile Rusya arasında bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşmaya göre; Rusya, Suriye ve Adana ile Mezopotamya’nın Fransa ile İngiltere arasında paylaşılmasını kabul etti. Buna karşılık Trabzon, Erzurum, Van, Bitlis ile Muş ve Siirt arasında kalan topraklan alacaktı.

Antlaşmaya göre; Kayseri, Aladağ, Akdağ, Zara, Eğin ve Harput Fransızlara bırakılıyordu.

 

St. Jean de Maurienne Antlaşması

19-21 Nisan 1917′de İngiltere, Fransa ve İtalya arasında bir antlaşma imzalandı. İtalya, bu antlaşmaya göre; Fransa, İngiltere ve Rusya arasında yapılan antlaşmaları kabul ediyordu. Buna karşılık Mersin’in batısından Antalya’ya kadar uzanan topraklar ile Konya, Aydın ve İzmir bölgelerini alacaktı.

Rusya’nın savaştan çekilmesi üzerine İtilaf Devletleri tekrar bir araya geldiler. Boğazların milletlerarası ulaşıma açık olması ve bir komisyon tarafından yönetilmesi, Doğu Anadolu’da Ruslara bırakılan topraklarda ise Ermeni ve Kürt devletlerinin kurulması kararlaştırıldı.

Yorum (0)